Yelkenin uluslararası ligi SailGP, Asya’daki ilk yarışı için American Express ile anlaştı. Kart sahiplerine ayrıcalık sunan bu anlaşma, ligin nasıl para kazandığını anlamak için iyi bir örnek.

SailGP, ülkelerin takımlarla yarıştığı uluslararası bir yelken ligi. Formula 1’e benzer bir yapısı var: sezon boyunca dünyanın farklı şehirlerinde yarışlar yapılıyor ve sezon sonunda bir şampiyon çıkıyor. Takımlar aynı tasarımdaki yüksek teknolojili teknelerle yarışıyor. Su altındaki kanatlar (foil) sayesinde suyun üzerine yükselen bu tekneler saatte 100 kilometrenin üzerine çıkabiliyor. Yarışlar kıyıya çok yakın yapıldığı için seyirciler yarışı bir stadyumdaymış gibi izleyebiliyor. Lig 2027 sezonunu Hong Kong’da açacak. Ligin Asya’daki ilk yarışına 100 gün kaldı ve biletler önümüzdeki hafta satışa çıkıyor.
Profesyonel sporda en büyük gelir kalemi çoğu zaman yayın haklarıdır. Premier League, NBA ya da Formula 1’de televizyon kanalları ve dijital platformlar, maçları ve yarışları yayınlayabilmek için liglere milyarlarca dolar öder. Lig içeriği üretir, yayıncı satın alır. Kulüpler ve takımlar da gelirlerinin önemli bir bölümünü bu havuzdan alır.
Yeni liglerde para çoğu zaman ters yönde akar. “Time-buy” adı verilen modelde lig, yayıncıya ödeme yaparak ekran süresi satın alır. Prodüksiyon ve reklam satışı da genellikle ligin işidir. Bu modelde lig yayından doğrudan para kazanmaz. Kazancı, yayının sağladığı görünürlükten ve bu görünürlüğün sponsorlar için yarattığı değerden gelir.
SailGP, ABD’de 2019’dan bu yana CBS’te yayınlanıyor. Anlaşma 2026 ve 2027 sezonlarını kapsayacak şekilde uzatıldı. TheWrap’in konuya yakın bir kaynağa dayandırdığı habere göre bu anlaşma da bir time-buy, yani yayın süresi için ödemeyi SailGP yapıyor. Taraflar bu bilgiyi doğrulamadı. İzleyici sayıları ise hızla artıyor. 2025 sezonunda etap başına ortalama izleyici sayısı 18 milyona ulaştı, İspanya etabı 23 milyon izleyiciyle rekor kırdı. CBS’in Kasım 2025’te yayınladığı sezon özeti programı “The Race to Abu Dhabi” yaklaşık 3,5 milyon izleyiciye ulaştı ve ABD tarihinin en çok izlenen yelken yayını oldu.
Yayından para kazanmayan bir lig nasıl büyüyor? Cevabı ligin kuruluşunda aramak gerekiyor.
SailGP’yi Oracle’ın kurucusu Larry Ellison ile America’s Cup’ın en başarılı isimlerinden, olimpiyat şampiyonu Yeni Zelandalı yelkenci Russell Coutts kurdu. Lig 2018’de duyuruldu ve ilk sezonunu 2019’da altı takım ve beş yarışla yaptı.
Başlangıçta ligin arkasında tek bir finansör vardı. Fransız yelken bülteni Tip & Shaft’ın tahminine göre Ellison yalnızca ilk sezon için yaklaşık 50 milyon dolar harcadı. İlk iki sezonda takımların tamamı lige aitti ve masrafları lig karşılıyordu. Takımlardan kendi sponsorlarını bulmaları bekleniyordu, ancak o dönemde tedarikçi anlaşmaları dışında sponsor bulan takım yoktu.
Bütün takımların aynı tekneyi kullanması da ekonomik bir karardı. Hiçbir takım daha fazla harcayarak daha hızlı bir tekne yapamıyor, teknoloji geliştirmeyi lig merkezden yürütüyor. Formula 1’in 2021’de getirdiği bütçe sınırında olduğu gibi, maliyetlerin kontrol altında olması takımları yatırımcılar için cazip kılıyor.
Ligin seyrini değiştiren adım, takımların yatırımcılara satılması oldu. İlk satışlarda takımlar 5 ile 10 milyon dolar arasında el değiştirdi. 2023’te iki büyük anlaşma geldi: Mark Lasry liderliğindeki yatırımcılar ABD takımını 35 milyon doların üzerinde bir bedelle aldı, Büyük Britanya takımına yapılan azınlık yatırımı ise takımı yaklaşık 40 milyon dolar değerledi. İtalya takımı lige 45 milyon dolarlık bir değerlemeyle katıldı. Şubat 2026’da American Magic, Danimarka takımını 60 milyon dolara satın aldı. Bir sonraki satışlarda değerlerin 75 milyon dolara yaklaşması bekleniyor.
Bugün 13 takım yarışıyor ve lig takım sayısını 20 ile sınırlamış durumda. Bu sezon katılan İsveç takımı, lig finansmanı olmadan, tamamen kendi kaynaklarıyla geldi. Ellison’ın tek başına taşıdığı yük, artık takım sahipleri ve sponsorlar arasında paylaşılıyor.
Rakamları okurken dikkatli olmak gerekiyor. SailGP 2025’te 200 milyon doların üzerinde gelir açıkladı, bu bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 68 artış demek. Ancak bu gelirin bir kısmı takım satışlarından geliyor ve her yıl tekrarlanmıyor. Lig kâr ettiğine dair bir rakam açıklamadı. Coutts kârlılığa giden yolu, ligin tamamına isim veren bir sponsor ve takım satışları olarak tarif etmişti. Bugün lig Rolex SailGP Championship adını taşıyor, takımların çoğu da özel sahiplerin elinde.
SailGP’de iki farklı yatırım türü yan yana duruyor ve sık sık birbirine karıştırılıyor.
Sahiplik, bir takımın kendisini satın almaktır. Takım sahibi kalıcı bir varlık edinir. Takımın sponsorluk gelirleri, misafirlik hakları ve en önemlisi takımın değer artışı ona aittir. 5-10 milyon dolardan 60 milyon dolara çıkan değerler, bu varlığın ne kadar hızlı değer kazandığını gösteriyor.
İsim hakkı sponsorluğu ise bir markanın belirli bir süre için bir etkinliğin ya da yarışmanın adını kiralamasıdır. Marka varlığın sahibi olmaz. Etkinliğin adıyla birlikte anılmak, görünürlük ve kendi müşterilerine sunabileceği ayrıcalıklar için ödeme yapar. SailGP’de bunun iki katmanı var: ligin tamamı Rolex’in adını taşıyor, etaplar da ayrı ayrı isim sponsorlarına açılıyor. Hong Kong’da bu hakkı American Express aldı.
SailGP yarış yapacağı şehirleri bir başvuru süreciyle seçiyor. Şehirler önce ilgi beyanı, ardından ayrıntılı teklif sunuyor. Ev sahibi şehir lige nakit bir ev sahipliği ücreti ödüyor ve buna hizmet ve altyapı katkısı ekliyor: yarış alanı için bir liman, etkinlik köyü, izinler. Karşılığında yarışın adında şehrin adı geçiyor, yayınlarda görünürlük kazanıyor ve yerel sponsorluk haklarını alıyor. Organizasyon, yayın prodüksiyonu ve lojistik ise SailGP’nin üzerinde.
Ücretler genellikle açıklanmıyor, ama bilgi edinme yasalarıyla ortaya çıkan bir örnek fikir veriyor. Yeni Zelanda’nın Christchurch kenti 2024’te etabı dört ay kala devraldı. Şehrin toplam maliyeti yaklaşık 1 milyon Yeni Zelanda doları oldu, bunun 400 bin doları lige ödenen ev sahipliği ücretiydi. Yarışa gelen yaklaşık 6 bin ziyaretçi 3,3 milyon Yeni Zelanda doları harcadı.
Dubai, modelin en iyi işlediği örneklerden biri. İlk Dubai Sail Grand Prix Kasım 2022’de Mina Rashid limanında yapıldı. Dubai Spor Konseyi ve Dubai Ekonomi ve Turizm Dairesi etkinliğin ortakları arasındaydı, liman tarafında ise DP World’ün şirketi P&O Marinas yer aldı. Bugün yarış Emirates Dubai Sail Grand Prix adını taşıyor. Şehir, havayolu şirketi ve liman işletmecisi aynı etkinlikte buluşuyor ve her biri kendi hedefine hizmet ediyor: şehir turizme, Emirates markasına, DP World de limanlarına. Bu yılın Dubai etabı 21-22 Kasım’da yapılacak.
SailGP 2027 sezonunu 23-24 Ocak’ta Victoria Harbour’da, Kai Tak Cruise Terminal önünde açacak. Coutts limanı ligin kıyıya yakın yarış formatı için çok uygun buluyor ve Çin’i uzun vadeli stratejik bir büyüme alanı olarak görüyor. Şehrin ekonomik tablosu bu tercihi destekliyor.
Turizm. Hong Kong 2025’te 49,9 milyon ziyaretçi ağırladı, bir önceki yıla göre yüzde 12 artış. 2026’nın ilk yarısında ziyaretçi sayısı yüzde 13 artışla 26,7 milyona ulaştı. Ziyaretçi harcamaları 2025’te yüzde 13 artarak 217,5 milyar Hong Kong dolarına çıktı.
Büyük etkinlik stratejisi. Hong Kong hükümeti büyük etkinlikleri ekonomik bir araç olarak kullanıyor. Son üç yılda “M” Mark sistemi ve kültür-sanat fonu üzerinden 95 etkinliğe yaklaşık 1,1 milyar Hong Kong doları destek verildi. Hükümet, etkinlik biletlerini restoran, perakende ve ulaşım indirimlerine bağlayarak ziyaretçilerin şehirde daha uzun kalmasını ve daha çok harcamasını hedefliyor. SailGP’ye de “M” Mark statüsü verildi. South China Morning Post’un başyazısına göre bu statü 15 milyon Hong Kong dolarına kadar destek imkânı sağlıyor. Şehir lig ile bir yıllık, uzatılabilir bir sözleşme imzaladı.
Servet. Boston Consulting Group’un 2026 Küresel Servet Raporu’na göre Hong Kong, İsviçre’yi geride bırakarak dünyanın en büyük sınır ötesi servet yönetim merkezi oldu. 2025 sonu itibarıyla şehirde 3.380’den fazla aile ofisi faaliyet gösteriyordu. SailGP’nin hedeflediği harcama gücü yüksek kitle, Asya’da en yoğun olarak burada bulunuyor.
SCMP başyazısı da Hong Kong’un seçilmesini şehir için önemli bir kazanım olarak değerlendiriyor ve yarışın şehre ciddi ekonomik katkı sağlamasını bekliyor. Gazeteye göre şimdi önemli olan, ilk organizasyonun sorunsuz geçmesi.
American Express kendi kartlarını çıkaran ve kendi ödeme ağını işleten bir finansal hizmet şirketi. Visa ve Mastercard’dan farkı, kart sahibiyle doğrudan ilişki kurması ve gelirinin önemli bir bölümünü yıllık kart ücretlerinden elde etmesi.
Şirketin 2025 rakamları bu modeli net biçimde gösteriyor. Gelir yüzde 10 artışla 72,2 milyar dolara ulaştı. Dünya genelinde 86,6 milyon Amex kartı kullanılıyor ve bu kartlarla yapılan harcama 1,67 trilyon doları buldu. Yıllık kart ücreti gelirleri ilk kez 10 milyar dolara çıktı. Yeni açılan hesapların yüzde 70’inden fazlası ücretli kartlardan oluşuyor.
Kitlenin profili de değişiyor. Amex’e göre 2025’te yeni bireysel hesapların yaklaşık yüzde 65’i Y ve Z kuşağından geldi. Bu kuşaklar harcamalarını diğer yaş gruplarından daha hızlı artırıyor: 2025’in ilk çeyreğinde Y ve Z kuşağının kart harcaması yüzde 14 artarken X kuşağında artış yüzde 5’te kaldı. ABD dışındaki harcamalar da yüzde 13 büyüdü.
Bu tablo Amex’in etkinlik sponsorluklarına neden yatırım yaptığını açıklıyor. Yıllık ücret ödeyen bir müşteri, karşılığında parayla kolayca bulamayacağı bir şey görmek ister. Genç ve yüksek gelirli kart sahipleri için bu karşılık çoğu zaman bir deneyimdir: öncelikli bilet, özel alan, yarış günü ayrıcalığı. Hong Kong’da SailGP, Amex’e bu deneyimi Asya’nın en varlıklı şehirlerinden birinde sunma imkânı veriyor.
Anlaşma kart sahiplerine iki somut ayrıcalık sağlıyor:
Tribün biletleri tek gün için 700, hafta sonu için 1.120 Hong Kong doları. Kurumsal misafirlik paketi VELA Privé ise ayrı bir kanaldan satılıyor. American Express Asya Bölge Başkanı Walter Liu, anlaşmayı kart üyeliğini daha ödüllendirici hale getirme stratejisinin bir parçası olarak tanımlıyor.
Anlaşma iki tarafa da somut bir değer sağlıyor. American Express, Hong Kong’daki yüksek gelirli kart sahiplerine kolayca satın alınamayacak bir deneyim sunuyor. SailGP ise yeni bir pazardaki ilk yarışı için satın alma gücü yüksek, hazır bir kitleye ulaşıyor.
Deneyim ekonomisi. Joseph Pine ve James Gilmore, 1998’de Harvard Business Review’da yayımlanan makalelerinde ekonomik değerin ürün ve hizmetlerden akılda kalan deneyimlere kaydığını savundu. SailGP’nin sattığı şey de bir hafta sonu deneyimi: dünyanın en dikkat çekici limanlarında, kıyıdan izlenen ve saatte 100 kilometreyle uçan tekneler.
Erişim sponsorluğu. American Express yıllardır konserlerde ve büyük spor etkinliklerinde kart sahiplerine ön satış ve özel alanlar sunuyor. Bu modelde sponsorun yatırımı logo görünürlüğünden çok müşterisine sunduğu ayrıcalığa gidiyor. Başarı da kart kullanımı ve müşteri sadakati üzerinden ölçülüyor.
Kabile mantığı. Seth Godin’in 2008 tarihli Tribes kitabında anlattığı yaklaşıma göre, ortak bir ilgi etrafında toplanan net bir topluluk, büyük ama dağınık bir kitleden daha değerli olabilir. SailGP de kitlesini hızla büyütmeye çalışmak yerine, harcama gücü yüksek ve profili net bir kitlede derinleşmeyi seçiyor. Rolex, Emirates ve DP World gibi ortaklar da bu kitleye ulaşmak için ligde yer alıyor.
Misafirlik ve iş ilişkileri. Takım sahipliğinin getirisi yalnızca takımın gelirinden oluşmuyor. Business of Sport podcastinde aktarılan bir yatırımcı yorumuna göre, bir yarış hafta sonunda müşteri ağırlayarak sekiz-dokuz haneli anlaşmalar yapılabiliyor. Golf sahasında iş görüşme geleneğinin denizdeki karşılığı da denebilir.
Ünlü yatırımcılar. Ryan Reynolds ve Hugh Jackman Avustralya takımına, Kylian Mbappé Fransa takımına, Sebastian Vettel Almanya takımına yatırım yaptı. Reynolds’ın Wrexham deneyiminde görüldüğü gibi, ünlü ortaklar bir ligin kendi sporunun dışındaki kitlelere ulaşmasını kolaylaştırıyor.
Türkiye’de yarışlar için medya sponsorluğu sık konuşulan bir konu. Medya kuruluşları çoğu zaman nakit ödemez. Sundukları şey ekran süresi, sayfa ya da içerik üretimidir ve karşılığında kendi okuruna ya da izleyicisine bir şey kazandırmak ister. Örnekler dört farklı durumu gösteriyor.
Etkinlik medya kuruluşunun kendi ürünüyse. Gazeteler yarışları çoğu zaman tirajlarını artırmak için kurdu. Tour de France 1903’te spor gazetesi L’Auto, Giro d’Italia 1909’da La Gazzetta dello Sport tarafından düzenlendi. Yelkende en bilinen örnek La Solitaire du Figaro. Yarış 1970’te L’Aurore gazetesinin adıyla başladı, 1980’de Le Figaro yarışı satın aldı ve kendi adını verdi. Fransa’nın sezon açılış regatası Spi Ouest-France da bölgesel gazete Ouest-France’ın adını taşıyor. Gazetelerin yelkenle ilişkisinin uzun geçmişini yelkende sponsorluğun 175 yılını anlattığımız yazıda ele almıştık.
Etkinlik yayın kuruluşuna içerik sağlıyorsa. Alman yelken dergisi YACHT, 2023’te Kieler Woche’nin medya ortağı oldu. Dergi etkinliğe kendi dijital ekibini gönderdi, sahne arkasını ve sınıfların öne çıkan isimlerini anlatan geniş bir dijital dosya hazırladı. Karşılığında etkinlik alanında görünürlük ve okuruna özel içerik kazandı. Organizasyon da hedef kitlesine doğrudan ulaşmanın bir yolunu buldu.
Etkinliğin kitlesi yayın kuruluşunun okuruyla örtüşüyorsa. Yachting World, 2005’te Antigua Sailing Week’in resmi medya ortağı ve platin sponsoru oldu, yarışlardan birine kendi adını taşıyan bir kupa koydu. Derginin okuru ile yarışın katılımcısı büyük ölçüde aynı kişiler.
Takas anlaşmaları. En yaygın model budur. Medya kuruluşu reklam alanı ya da yayın süresi verir, karşılığında logo, isim hakkı ve içerik erişimi alır. SailGP’nin CBS ile kurduğu time-buy ilişkisi bunun tersine işliyor: yayıncı için henüz yeterince büyük olmayan bir lig, ekran süresini kendisi satın alıyor.
Neden her yarışa sponsor olmazlar? Bir medya kuruluşunun sattığı ürün, reklam alanı ve izleyicinin dikkatidir. Bir yarışa verdiği her sayfa ya da yayın dakikası, normalde satabileceği bir alandır. Bu yüzden kitlesi yalnızca katılımcılardan oluşan, anlatacak bir hikâyesi olmayan, fotoğraf ve video üretmeyen ya da sonuçları günler sonra açıklanan bir yarış, medya için bir maliyet olarak kalır. Haber kuruluşları için bağımsızlık sorunu da var: sponsoru olduğu etkinliği haber olarak izlemek, okurun güvenini zedeleyebilir.
Karşılığında ne beklerler? Önce özel içerik: sonuçlara, fotoğraflara ve röportajlara herkesten önce erişim. Ardından yayına hazır malzeme, yani etkinliğin ürettiği fotoğraf, video ve hikâyeler. Kendi okuruyla örtüşen bir kitle ve bu kitleden yeni okur, abone ya da bülten kaydı kazanma imkânı. Etkinlik alanında ve iletişiminde görünürlük. Son olarak ticari fırsat: medya ortağı, etkinliğin diğer sponsorlarına kendi reklam paketlerini satabilir. Bazı kuruluşlar için asıl kazanç budur.
Kısacası medya, okuruna ya da izleyicisine bir şey kazandıracaksa sponsor olur: ayrıcalıklı içerik, yeni okur, sahada görünürlük ya da kendi adını taşıyan bir etkinlik. Bir yelken takımının medya sponsoruna sunması gereken de logo yerinden çok bunlar: düzenli içerik, sahne arkasına erişim ve o kuruluşun okuruyla örtüşen bir kitle.
Model şimdilik işliyor, ama yanıt bekleyen sorular da var. Yayıncılar bir gün yayın hakları için yarışacak mı, yoksa lig ekran süresi satın almaya devam mı edecek? Takım satışları bittiğinde lig gelirini sponsorluk ve ev sahibi şehirlerle sürdürebilecek mi? Yelkenle bağı olmayan yeni izleyiciler kalıcı hale gelecek mi?
Hong Kong, bu soruların Asya’daki ilk sınavı olacak. Amex kart sahipleri tribünleri doldurursa, SailGP’nin modeli yeni bir kıtada da çalıştığını göstermiş olur.
Kaynaklar
SailGP, American Express isim sponsorluğu · SailGP, 2027 sezonu ve Hong Kong · Yacht Style, Hong Kong etabı · SCMP başyazısı, Haziran 2026 · Hong Kong hükümeti, turizm ve büyük etkinlikler · The Standard, 2025 ziyaretçi sayıları · Hong Kong hükümeti, BCG Küresel Servet Raporu 2026 · American Express 2025 faaliyet raporu · Fortune, Amex ve Y-Z kuşağı · Sportico, SailGP gelirleri · SportBusiness, SailGP takım değerleri · Marine Industry News, Ellison’ın ilk sezon harcaması · SailGP, ev sahibi şehir başvuru rehberi · Scuttlebutt, Christchurch maliyetleri · Gulf News, ilk Dubai Sail Grand Prix · TheWrap, CBS anlaşması · Ministry of Sport, 2025 sezonu rakamları · Insider Sport, Danimarka takımının satışı · Business of Sport, SailGP bölümü · Figaro Nautisme, La Solitaire du Figaro’nun 50 yılı · YACHT, Kieler Woche medya ortaklığı · Yachting World, Antigua Sailing Week · Boat News, Spi Ouest-France
@ruzgar.ustu
Instagram’da takip et
Bir yarışın adında, bir teknenin gövdesinde ya da bir takımın formasında marka görmek bugün olağan. Yelkende bu her zaman böyle olmadı. 1851'den bugüne sponsorluğun dönüm noktalarını anlatıyoruz.

Spor sponsorluğu iki ayrı yol izliyor: Novig 42 saniyelik reklamla sporun görüntüsünü ödünç aldı, Bilyoner Bosphorus Cup'ta sponsor ve katılımcı oldu.

25. Bosphorus Cup’ın kupası bu yıl yeni bir kutuyla taşınıyor. Kutuyu Misela tasarladı. Louis Vuitton’ın 40 yılı aşkın kupa sandığı geçmişi, bu küçük iş birliğini okumak için iyi bir mercek sunuyor.
Instagram ve Facebook'tan gelen ziyaretleri ölçmek ve içeriklerimizi ilgilenenlere yeniden göstermek için Meta çerezleri kullanılıyor. Zorunlu çerezler her durumda aktiftir. Ayrıntılar Gizlilik ve Çerez Politikası sayfasında.