RÜZGAR ÜSTÜ
EN
← Yazılar
Bu Logo Neden Burada?14 Eylül 2026

Yelken, markalar için bir ürün geliştirme sahasına dönüşebilir mi?

ABB, Ferrari’nin geliştirdiği yeni okyanus teknesinin elektrik ve enerji sistemleri ortağı oldu. Bu ilişkide marka yalnızca görünürlük satın almıyor; kendi uzmanlığını doğrudan teknenin çalışma sistemine taşıyor.

Ferrari Hypersail foil üzerinde seyreden okyanus teknesi, yelkeninde ABB logosu
Ferrari Hypersail · Görsel: Ferrari

14 Eylül’de ABB ile Ferrari Hypersail arasında açıklanan ortaklık, klasik bir sponsorluk haberinden daha fazlasını söylüyor.

Ferrari Hypersail, 100 fit (yaklaşık 30 metre) uzunluğunda, tam foil üzerinde seyretmek üzere geliştirilen bir okyanus monohull’u. Tasarım Guillaume Verdier’e ait; teknenin dümeninde Giovanni Soldini olacak. Ferrari ise otomotiv tarafında geliştirdiği aerodinamik, yapısal analiz, kontrol sistemleri ve sensör teknolojisi bilgisini projeye aktarıyor.

Tekne enerjisini nereden alıyor?

Teknenin en kritik başlıklarından biri enerji yönetimi. Navigasyondan foil kontrollerine, güvenlik sistemlerinden tahrik sistemine kadar ihtiyaç duyulan enerjinin seyir sırasında üretilmesi, depolanması ve yönetilmesi gerekiyor.

“Hypersail tamamen yenilenebilir enerjiyle çalışıyor. Haftalarca kendi kendine yetmek zorunda.”

Ferrari Hypersail proje lideri Enrico Voltolini, ortaklığın gerekçesini ABB’nin duyurusunda böyle özetliyor.

ABB’nin rolü burada başlıyor. Şirket projede “elektrifikasyon ortağı” olarak yer alıyor; doğru akım alanındaki 25 yılı aşkın deneyimini ve 700’den fazla patentini teknenin elektrik mimarisine taşıyor. Bu mimari, 48 V ve 800 VDC’de çalışan sistemlerden oluşan, kendi kendine yeten yüksek performanslı bir mikro şebeke olarak kurgulanıyor.

Teknoloji nasıl test edilecek?

Ortaklığı ilginç yapan ise yalnızca teknoloji değil, teknolojinin nasıl test edileceği.

Hypersail, haftalar boyunca kendi kendine yetecek şekilde geliştiriliyor. Soğuk hava, tuzlu su serpintisi, basınç ve sürekli hareket sistemin doğal çalışma koşulları olacak. Ortaya çıkan teknik sorunlar yalnızca bir test raporuna yazılmayacak; teknenin performansına doğrudan yansıyacak.

Bu nedenle Hypersail, ABB açısından yalnızca Ferrari markasıyla yan yana geldiği bir proje değil. Şirket, burada elde edilecek bilgi birikiminin gemicilik, veri merkezleri ve yenilenebilir enerji altyapısı gibi sektörlerde gelişmiş güç sistemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayacağını söylüyor.

Yelken markalara ne sunuyor?

Tam da bu noktada spor sponsorluğunun sınırı genişliyor.

Yelken, görünürlük sağlayan bir iletişim alanı olmanın yanında, bazı ürün ve çözümlerin gerçek koşullarda denenebileceği bir geliştirme sahasına da dönüşebiliyor. Enerji sistemleri, sensör teknolojileri, telemetri, kompozit malzemeler, kaplama çözümleri, teknik tekstil, haberleşme altyapısı ve yazılım gibi alanlarda çalışan şirketler için yarış tekneleri kontrollü laboratuvar ortamından farklı bir şey sunuyor: sürekli değişen ve sonuçları doğrudan performansta görülen gerçek kullanım koşulları.

Türkiye’de karşılığı ne olabilir?

Türkiye’de bir sezon boyunca yarışan bir tekne de markalara düzenli saha verisi sunabilir. Marmara’dan Ege’ye, kıyı yarışlarından açık denize kadar değişen koşullar; kullanılan sistemin veya malzemenin performansını aylar boyunca izlemeye imkân verir. Takımın deneyimi de ürün geliştirme sürecinin doğal bir parçasına dönüşebilir.

Bu yaklaşım sponsorluk görüşmesinin çerçevesini de değiştiriyor. Konu yalnızca görünürlük, medya değeri veya ağırlama hakları olmaktan çıkıyor; iş birliği ürün, mühendislik, inovasyon ve iş geliştirme ekiplerini de kapsıyor. Görüşmeyi yalnızca pazarlama ekipleriyle yürütmek yerine bu ekipleri de sürece dahil etmek mümkün.

Türkiye’de bunun karşılığı olabilecek birçok alan var. Enerji teknolojileri, deniz elektroniği, kompozit, boya ve kaplama, batarya, haberleşme, yazılım, sensör ve teknik tekstil üreten şirketler için yelken yalnızca desteklenecek bir spor değil, gerçek koşullarda çalışan bir ürün geliştirme ortamı olabilir.

ABB ile Ferrari Hypersail arasındaki ortaklık, yelkenin markalar için yalnızca görünürlük alanı değil; ürün geliştirme, deneyim üretme ve gerçek koşullarda öğrenme alanı da olabileceğini gösteriyor.

Türkiye’de bunun karşılığı olabilecek yarışlar, takımlar ve markalar var. Bu yüzden yelkende var olmak bir marka için stratejisine göre şekillenen bir tercih.

Akla gelen soru şu: ABB Türkiye de yelken ekosisteminin içinde olacak mı?

Paylaş
Bu yazıyı paylaş
Bu yazıyı paylaşXLinkedInWhatsApp

Instagram

Videolar, röportajlar ve yarıştan anlık kareler Instagram hesabımızda.

@ruzgar.ustu

Instagram’da takip et

Bülten

Yeni yazılar ve yaklaşan yarışlar, ayda bir e-postanızda.

Adresiniz yalnızca bülten için kullanılır, üçüncü taraflarla paylaşılmaz.