Cemil Tamay keman eğitimi aldı, fotoğrafla ilgilendi, yıllarca yelken eğitmenliği yaptı. Caddebostan açıklarında izlediği bir yarış onu resme yöneltti. O günden bu yana tabloları MotoGP pistinden WTA şampiyonasına, Universiade’dan dünya şampiyonalarına kadar Türkiye’deki büyük spor organizasyonlarında sergilendi.

Cemil Tamay 1956’da Ankara’da doğdu. 1979’da Gazi Üniversitesi keman bölümünden mezun oldu. Öğrencilik yıllarında fotoğrafla ilgilenmeye başladı, 1990’dan bu yana GESAM üyesi bir fotoğraf sanatçısı.
Denizle tanışması ise çocukluk yıllarına uzanıyor. Bindiği ilk tekne Yaman adında, beş metrelik bir ahşap tekneydi. İçten takma motoru, kürekleri ve portatif bir yelken direği vardı. Teknenin sahibi Muhip Bey denize ve yelkene meraklı biriydi, oğulları Yaman ve Altan’ı da bu merakla yetiştirmişti. Tamay yelkeni Altan’dan öğrendi. “Benim şansım, Altan ile olan samimi dostluk ve arkadaşlığım sayesinde ondan yelkeni öğrenmek, yaşadığımız maceralarla deniz tecrübemi geliştirmek oldu.”
Tamay yıllarca Engin Erol Çevik ile birlikte Mavi Yelken markasıyla yelken eğitimi verdi. İkili uzun yollarda ve yarışlarda aynı teknede bulundu. “Onunla çok sayıda uzun yol ve yarış zamanlarımız olmuştu. Ne yazık ki kendisini ebediyete uğurladık, hasret ve rahmetle anıyoruz.”
Tamay’ın 2010 tarihli tablolarından biri açık denizde dümen başındaki Engin Erol Çevik’i gösteriyor. Tablo, Tamay’ın o yıllardaki çalışma biçimini de anlatıyor. Teknede yarışırken bir yandan da fotoğraf çekiyordu.

Resme başlama fikri Caddebostan açıklarındaki bir yarış parkurunda ortaya çıktı. Tekneler, deniz, hız, halatlar ve renkler bir araya geldiğinde aklından geçen tek cümle “Resmetmem lazım bunu!” olmuştu. Bugün o günü şöyle anlatıyor. “Ortamın renk, aksiyon ve adrenalin yoğunluğundan etkilenip sürekli fotoğrafladığım bu anları tuvale yansıtma arzusu ile doğdu.”
Fotoğrafçılığı resmine yön verdi. Uzun süre gece gündüz çalışarak bir spor fotoğrafları arşivi oluşturdu. Tablolarında fotoğrafla resmi birleştiren karışık bir teknik kullanıyor. Seçtiği karenin rengini, su sıçramalarını ve formunu tuvalde yeniden yorumluyor. Çağdaş sanatla başladığı resimleri yıllar içinde klasik resme yaklaştı. İlk dönem tablolarının çoğu hâlâ kendisinde.

İlk resimlerde soyutlama ağır bastığı için teknelerin hangileri olduğu seçilemiyordu. Boğaz yarışlarından yaptığı sonraki tablolarda Provezza, Oğuzhan, Kahve Dünyası, Borusan ve Vakko tekneleri yelken numaraları ve borda yazılarıyla tanınabiliyor. Provezza adı, Ergin İmre’nin otuz yılı aşan yarış geçmişinde dokuz ayrı tekneye verildi.

Tamay’ın tabloları arasında yelkencilerin “Cahit abi”si Cahit Üren’in de bir portresi var. Uzun yıllar TAYK‘ın genel müdürlüğünü yürüten Üren, Türkiye’de açık deniz yarışlarına katılan birkaç kuşak yelkencinin tanıdığı bir isim. Tamay’ın kendi sözleriyle “çok sevdiğimiz Cahit Üren ağabey”, tablolarında yer verdiği yelken insanlarından biri.

Yelkenden sonraki ilk spor MotoGP oldu. 2007’de İstanbul Park’ta MotoGP ve Formula 1 sergileri açtı. Aynı yıl tabloları Ankara’da Tremola Galeri’de, Balıkesir’de Spor ve Yaşam Festivali’nde ve İstanbul’da “İki Tekerin Keyfi” sergisinde yer aldı. Fenerbahçe’nin 100. yılı için hazırlanan sergilere de katıldı. Ali Koç’un aldığı tablolar Şükrü Saracoğlu Stadı’nın duvarlarına asıldı. 2008’de Kemer Country Golf Club’da atlı sporlar sergisi açtı.
2011, Tamay’ın en yoğun yılı oldu. Yılın başında Galatasaray’ın Türk Telekom Arena’nın açılışında sergi açtı. Ardından Erzurum’daki Kış Universiadı, Trabzon’daki Avrupa Gençlik Olimpik Festivali, İstanbul Park’taki Formula 1 Türkiye Grand Prix’si ve İstanbul’daki Dünya Güreş Şampiyonası geldi.
Ekim ayında Sinan Erdem Spor Salonu’nda yapılan WTA Championships için turnuvaya katılan sekiz tenisçinin her birine ayrı bir tablo hazırladı. Yaklaşık üç ayda tamamladığı tablolar salonun sporcu girişinde sergilendi. WTA kadınlar şampiyonası İstanbul’da yapılırken toplam üç kez sergi açtı.

2012’de İstanbul’daki Dünya Salon Atletizm Şampiyonası’nda sergi açtı. Sergiyi gezen Amerikalı atletler tablolarda kendilerini tanıdı, takım arkadaşları da kendi resimlerinin yapılmasını istedi. Aynı yıl Dünya Kısa Kulvar Yüzme Şampiyonası da sergi açtığı organizasyonlar arasına girdi.
Tablolarına giren isimler zamanla branşlardan sporculara genişledi. Futbolda Alex ve Carlos, basketbolda İbrahim Kutluay ve Hidayet Türkoğlu, halterde Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu bunlardan bazıları. ABD’deki bir spor sanatı müzesi de bir dönem ondan ABD başkanları, paralimpik sporlar, kadın sporcular ve motor sporları üzerine tablolar istedi.
Tamay’ın uzun süredir dile getirdiği hedef, Türkiye’de sporu ve sanatı bir arada sergileyen bir müze. 2014’te bu müze için devletten tek isteğinin destek olduğunu söylüyordu.
Sergileri de sürüyor. Mayıs 2025’te Galatasaray’ın 25. şampiyonluğu için bir sergi açtı. Aynı ay Bodrum’da “Gençliğin Ruhu, Sporun Rengi” sergisi ziyaretçilerle buluştu. Maltepe’deki atölyesinde çalışmaya devam eden Tamay’ın gelecek planı ise yelkenle başladığı yerden sürüyor. “Sağlıklı olduğum sürece yelken ve resim yapmaya devam diyorum.”
@ruzgar.ustu
Instagram’da takip et
TAYK Trofesi’nin Boğaz ayağı ilk kez Bülent Atabay Kupası adıyla koşuldu. Kupa töreninde altı Orient Express’in, bu teknelerde tecrübe kazanan yelkencilerin ve yarışı sahiplenen ikinci kuşağın hikayesi anlatıldı.

Türkiye Yelken Federasyonu himayesinde İstanbul Yelken Kulübü tarafından gerçekleştirilen Donanma Kupası 66 yaşında. 35 tekne bu tarihi yarış için Fenerbahçe, Adalar ve Tuzla arasında yeniden bir araya geldi.
Instagram ve Facebook'tan gelen ziyaretleri ölçmek ve içeriklerimizi ilgilenenlere yeniden göstermek için Meta çerezleri kullanılıyor. Zorunlu çerezler her durumda aktiftir. Ayrıntılar Gizlilik ve Çerez Politikası sayfasında.